Fatih ve Kadı | Sayı 102

5 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Fatih Sultan Muhammed, İstanbul’un fethinden hemen sonra, emri altında çalışan bir Hristiyan mimara görev vermişti. Daha sonra teftişe çıktığında, emir verdiği gibi yapmamıştı Hristiyan mimar. Buna çok sinirlenen Sultan Muhammed, Hristiyan mimarın elinin kesilmesini emretmişti.

                Eli kesilen mimar, Cihan Padişahı Fatih Sultan Muhammed Han’ı Kadı Hızır Bey’e dava etti. Kadı Hızır Bey, Fatih Sultan Muhammed’in yakın dostu idi. Normalde Fatih’e “Es-Sultan ibnü’s Sultan el Gazi Ebu’l- Feth Muhammed Han-ı Sani” diye hitap ediyordu.

                Fatih Sultan Muhammed davalı olduğu için ona herhangi bir insana kullandığı hitap ile “Murad oğlu Muhammed” şu saatte mahkemeye gelin, diye mahkeme kağıdını gönderdi. Sultan Muhammed duruşma günü mütevazi bir elbise ile mahkemeye gitti ve mahkeme başladı.

                Mahkemelerde hâkim (kadı) adaleti temsil ettiği için oturur, diğerleri ayağa kalkarak ifade verirdi. Kadı Hızır Bey Fatih’i otururken görünce ona; “Şu anda suç murafaası üzeresin, ayağa kalk” diye ikaz etti. Fatih ifade için hemen ayağa kalktı. Kadı Hızır Bey, tüm olan biteni inceledikten ve ifadeleri aldıktan sonra Fatih’i suçlu buldu ve kısas ayetini okuyarak, Fatih’in elinin de aynı şekilde kesilmesine karar verdi.

                Cihan Padişahı olan, dünyayı dize getiren Fatih Sultan Muhammed Han, karara hiç itiraz etmeden saygı duyarak: “Hüküm şerefli olan İslam şeriatınındır” dedi. Hristiyan mimar bu adaletin karşısında duygulanarak gözyaşları içinde “Hakkımdan vazgeçiyorum, karşılık olarak diyeti kabul ediyorum” dedi.

                Olay tatlıya bağlandıktan sonra Fatih Sultan, Kadı Hızır Bey’e: “Benden değil de Allah’tan korktuğun için seni tebrik ederim” dedi. Kadı Hızır Bey de birden ayağa kalktı ve oturduğu minderin altından topuzunu çıkararak: “Eğer verdiğim kararı kabul etmeseydin, elimdeki bu topuzla kafana vuracaktım” dedi. Fatih de bu cevaba karşılık olarak, kaftanının altında sakladığı hançeri gösterdi ve: “Sen de eğer padişah olduğum için bana ayrıcalık tanıyıp, adalet üzere karar vermeseydin, bununla kelleni koparacaktım” dedi.

                Fatih Sultan Muhammed, şahsi servetinden Hristiyan mimara ayrıca bir ev hediye etti. Bunun üzerine Hristiyan mimar; “Dünyada böyle bir adaletin eşi ve benzeri yoktur. Ben artık bu andan itibaren Müslümanım” diyerek Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu.1

1. https://bilgideryam.com/fatih-ve-kadi-hikayesi-adaleti-anlatan-guzel-bir-hikaye/

Daha Fazla
  • 105. Sayımız Çıktı

    Başyazarımız Alparslan Kuytul Hocaefendi, “Biz, hakkı söylemenin bedelini ödüyoruz. Bugün …
  • Davud Taşı Calut’u Devirmeye Yeter! | Sayı 104

    Hepimizin de bildiği üzere Kur’an’da Talut- Calut kıssası yer alır. Aslında bu hak ve batı…
  • Aşılayıcı Rüzgarlar | Sayı 104

    “Rüzgârları aşılayıcılar olarak gönderdik…”1 Bundan tam 1400 sene önce, aşılamanın önemi v…
  • Karıştırdılar | Sayı 104

    Bir şişman bir cılız girdi kol kola Zina ve nikahı karıştırdılar Damat telaşıyla çıktılar …
  • Onun İçin Ne Dediler? -3 | Sayı 104

    “Hakkı Haykıran Adam” röportaj serisi ile Alparslan Hoca’nın haksız tutukluluğuna tepki gö…
  • Verilerle Türkiye’ De Eğitim | Sayı 104

    Sürekli yakınılan “Gençliğin eğitimi neden bu halde?” sorusunun cevabı eğitim sistemi ve d…
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Bu Sene Hedefimiz Tevhid ve Adalet ( Sayı 102 )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

105. Sayımız Çıktı

Başyazarımız Alparslan Kuytul Hocaefendi, “Biz, hakkı söylemenin bedelini ödüyoruz. Bugün …