Anasayfa Furkan Nesli Haber-Yorum | Sayı 91

Haber-Yorum | Sayı 91

56 dakika ortalama okuma süresi
0
0

HABER | TÜRKİYE

DİYANET’TEN HAC VE UMREYE ZAM

Bütçesini 7,7 milyar liradan 10,5 milyar liraya çıkaran Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, hac ve umre organizasyonlarına yüzde 57 zam yaptığı belirtildi. Hac ve umre organizasyonları için Türk Lirası’ndan vazgeçerek Suudi Arabistan Riyaline dönen Diyanet, 2018-2019 Hac ve Umre Organizasyonu programını açıkladı ve kayıtların başladığını duyurdu. Programda ücretlendirme de Riyal ile yapıldı. Bugünkü piyasaya göre Riyal/TL kuru yaklaşık 1.57 seviyesinde işlem görüyor. 20172018 dönemi için aynı otel ve tarihlerdeki (7 günlük Umre) organizasyonuna 6185 lira ila 7120 TL ücret belirlenirken bu ücret zammın yanı sıra kur artışının da etkisiyle 2018-2019 döneminde 6650 riyal (10 bin 411 TL) ila 6975 riyal (10 bin 920 lira) oldu. Buna göre geçtiğimiz yıla göre umre fiyatları Türk Lirası değerinde yüzde 57 arttı.

YETKİLİLERİN ‘ÖĞRENCİ ANDI’ ÇEKİŞMESİ

Danıştay 8. Dairesi, ilköğretim okullarında öğrenciler tarafından hep bir ağızdan okunan “Öğrenci Andı”nı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etti. Danıştay, madde madde “Öğrenci Andının” neden kaldırılmaması gerektiğini anlattı ve “İddialar andın kaldırılmasını gerekli kılacak nitelikte görülmemiştir” diyerek son noktayı koydu. Çocuklar artık her sabah “Öğrenci Andını” okuyacak. AKP Milletvekili Bekir Bozdağ, Danıştay’ın “Öğrenci Andı” kararını eleştirerek, Danıştay’ın kendisini yürütmenin yerine koyduğunu belirtti. Milli Eğitim Bakanlığı ise Danıştay 8. Dairesi’nin kararını temyiz etti. MEB, öğrenci andının, 1900’lü yılların diktatörlük dönemlerine has ilkel ve çağdışı bir uygulama diyerek söz konusu kararın yürütmesinin durdurulmasını istedi. Danıştay 8. Dairesinin bu kararıyla maşeri vicdana tercüman olduğunu ifade eden Devlet Bahçeli “Andımızdan rahatsız olmaya, Andımızı hırpalamaya ve yaftalamaya hiç kimsenin hakkı yoktur” dedi.
Erdoğan: Yargıdan müsaade alacaksak ben bu makamda durmayayım: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay 8. Dairesi tarafından verilen ‘Andımız’ kararına tepki gösterdi. Erdoğan, “2013’ten 2018’e kadar neredeydiniz? Vatandaş sizi tokatlamıyor, beni tokatlıyor. Sizi yuhalamıyor, bizi yuhalıyor. Merak ediyorum, yerindelik görevi idareye mi ait yoksa yargıya mı ait? Bunun kavgasını 16 yıldır hep verdik, veriyoruz. O zaman yargı gelsin idare görevini de üstlensin. Şu anda Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerini hazırlamadan önce, Danıştay’dan bunu soracak, izin alacaksak ben bu makamda durmayayım, çekeyim gideyim” şeklinde konuştu.

‘ATATÜRK İLAH DEĞİLDİR’

Edirne’de 10 Kasım Atatürk’ü anma törenleri sırasında Atatürk aleyhinde sözler sarf ettiği iddia edilen ve polis tarafından gözaltına alınan üniversite öğrencisi Emine Ş. (21), ‘Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. “Atatürk ilah değildir, Allah’ın kanunları var. Atatürk Batı’nın kanunlarını getirdi” şeklindeki ifadelerinden ötürü Emine Ş.’nin cezaevine gönderilmesi sosyal medyada büyük tepki topladı ve avukatlardan oluşan bir heyet cezaevine ziyarete gitti. Yapılan itirazlar sonucunda, Emine Ş.’nin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verildi.

ERDOĞAN’A HAKARET İDDİASIYLA BİR İŞÇİ TUTUKLANDI

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde fabrika işçisi S.K. sosyal medya üzerinden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla tutuklandı. Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Büro Amirliği ekipleri fabrikada işçi olarak çalışan S.K’nin sosyal medya üzerinden paylaşımlarıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiğini iddia etti. Savcılık talimatıyla gözaltına alınan S.K. sağlık kontrolünün ardından ifadesi alınarak adliyeye sevk edildi. Şüpheli S.K. çıkarıldığı mahkemece ‘hakaret’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

TASARRUF YOK, BORÇ VAR

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk bütçesi TBMM’ye sunuldu. Bütçenin büyüklüğü 961 milyar lira oldu. Tasarruf söylemine karşın 2018’e göre bütçe giderlerinde yüzde 26’lık artış var. Hazine’nin gelecek yıl yap-işlet-devret, kamu özel iş birliği gibi modellerle gerçekleştirilecek yatırımlarda üstleneceği borç yükü de arttı. Devlet 2019’da 4,5 milyar dolar borç üstlenim taahhüdünde bulunabilecek.
Bütçede aralarında bakanlıkların da bulunduğu genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerine 949 milyar lira, özel bütçeli idarelere 73,7 milyar lira, düzenleyici ve denetleyici kurumlara da 6,5 milyar lira ödenek ayrıldı. Bütçenin gerekçesinde, hedefler arasında, “kısa vadede fiyat istikrarını ve finansal istikrarı yeniden tesis etmek, ekonomide dengelenmeyi ve bütçe disiplinini sağlamak, sıkı para ve maliye politikalarını eşgüdüm içerisinde yürütmek” de yer aldı.

30 GÜNDE 50 FIRIN KAPANDI

Türkiye’de ekmek zammı tartışması gün geçtikçe büyüyor. Un, maya, elektrik giderlerini karşılayamadığı için fırıncıların çok zorlandığını belirten İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Erdoğan Çetin “Eyüp, Gaziosmanpaşa, Esenyurt ağırlıklı olmak üzere 37 ilçede 30 gün içerisinde 50 fırın kapandı. Ekmek fiyatına zam yaptırmıyorlar. Beni günde yüzlerce fırıncı arıyor ve ‘un alamıyoruz’ diyor. Emin olun İstanbul’da çok sayıda fırıncı artık ekmek çıkaramaz duruma geldi” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN’DAN ÖĞRENCİLERE: BEDAVACILIĞA ALIŞMAYIN

Türkiye Gençlik Zirvesi’nde konuşan Tayyip Erdoğan, gençlere seslendi. Erdoğan öğrencilere “Burs değil, kredi alın, bedavacılığa alışmayın. Gençlerimizde şöyle bir anlayış var: İlla burs… Niye burs? Bursun geri ödemesi yok. Be evladım, kredi aldığın zaman faizsiz iş bulmadan da değil iş bulduktan sonra çok basit taksitlerle ödüyorsun. Bu seni bedavacılığa da alıştırmıyor. Bu milletin gençlerine bu yakışır” şeklinde konuştu. Erdoğan’ın öğrencilere hitaben sarf ettiği ifadelere ise sosyal medya üzerinden öğrenciler tarafından ‘geçinemiyoruz’ şeklinde tepkiler geldi.

YOKSULLUK SINIRI 6 BİN 252 LİRA

Türk-İş tarafından çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yapılan “açlık ve yoksulluk sınırı araştırması”nın ekim ayı sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre, bu ay dört kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden “açlık sınırı” 1919 lira olarak belirlendi. Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen “yoksulluk sınırı” ise 6252 lira oldu.

MOODY’S: TÜRKİYE EKONOMİSİ RESESYONA GİRDİ

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye ekonomisinin resesyona girdiğini açıkladı. Enflasyonun yükseleceğini ve tüketimin artacağını belirten kuruluş, “Türkiye ekonomisi her çeyrekte daralacak” ifadelerini kullandı. Türk ekonomisinin kur krizinin ardından 3. çeyrekte hızlı şekilde yavaşlamaya başladığını belirten Moody’s, “Çift haneli enflasyon, borçlanma maliyetlerinde yüksek artış büyük olasılıkla hane halkı satın alma gücü, özel sektör tüketimi ve yatırımlar üzerinde baskı yaratıyor, yurt içi özel sektör talebinde ağır bir daralmaya neden oluyor” ifadelerine yer verdi. Moody’s ısrarcı şekilde yüksek enflasyon ve kredilerde beklenen yavaşlamanın büyümeyi engelleyeceğini, yavaşlatacağını da belirtti. Kuruluş ayrıca, yılbaşında yüzde 10 civarında olan ve Ekim ayında yüzde 23,5’e yükselen enflasyonun önümüzdeki birkaç ay yukarı gitmeye devam edeceğini kaydetti.

“TÜRKİYE’NİN 460 MİLYAR DOLAR DIŞ BORCU VAR”

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, AKP’yi eleştirdi. Ekonomideki kötü gidişata değinen Bekaroğlu Türkiye’nin 460 milyar dolar dış borcu olduğunu belirterek, “Türkiye, tarihinin en ağır dış borcu yükümlülüğü altında. Bu paranın 246 milyar doları da kısa vadede, bir yıl içinde ödenmek durumunda. Türkiye’nin bu parayı bulma şansı yok” dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bütçesinin görüşüldüğünü hatırlatan Bekaroğlu, bu bütçede sosyal yardımların büyük yer tuttuğunu kaydetti. Türkiye’de yoksulluğa ayrılan paranın yıllar boyunca giderek arttığını ekleyerek “16 milyona yakın hane, aile sosyal yardım alıyor. Yani 31 milyon insan sosyal yardımlarla ayakta duruyor, bu 31 milyonun 15 milyonu da seçmen” dedi.

AİHM, CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYI’NIN MALİYETİ İÇİN SAVUNMA İSTEDİ

Mimarlar Odası Ankara şubesi tarafından, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın maliyetinin açıklanması konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan başvuru kabul edildi. Bilgi edinme kanununun ihlal edildiği gerekçesiyle yapılan başvuruda, AİHM maliyetin açıklanmama gerekçesine dair Türkiye’den savunma istedi. Başvuruları üzerine AİHM’in Türkiye’den savuna istediğini söyleyen Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş şöyle konuştu “Bizi dikkate almayan bilgi edinme kanunu üzerinden de bilgi vermeyen yaklaşımdan dolayı, biz de hak arama mücadelesine giriştik. Maliyet istediğimizden dolayı sürekli ticari yaklaşımı karşımıza getiriliyordu. Bunun da tartışmaya açılıyor olması AİHM açısından önemli. Hükümetten 3 ay içinde savunma isteniyor olmasını da büyük bir gelişme olarak niteliyoruz. Bu mücadelede hukuksal düzeyde yeni bir yol açmanın mücadelesinin ilk etabıdır. Nihai karar olmasa da bu süreç başlamıştır.”

ERDOĞAN: ADALET YOKSA DEVLET YOKTUR

Erdoğan, Türkiye’nin son yıllarda adalet teşkilatı üzerinden istiklaline ve istikbaline yönelik çok ciddi saldırılarla karşı karşıya kaldığına ifade ederek “Bizim herhangi bir grubun veya ekibin değil sadece ve sadece devletinin emrinde, kanunların gösterdiği istikamette görev yapacak hâkimlere, savcılara ihtiyacımız var” şeklinde konuştu. Adalet sarayları ve duruşma salonlarının üzerinde yazan ‘Adalet mülkün temelidir’ sözünün sıradan bir slogan olmadığını, çok derin anlamlara sahip bir mesaj olduğunu ifade eden Erdoğan, “Eğer adalet yoksa devlet yoktur, devlet yoksa milletin istiklali ve istikbali yoktur. Özgürlüğü olmayan bir halkın yok olup gitmesi mukadderdir” değerlendirmesinde bulundu.

CUMHURBAŞKANLIĞI: 3000 ÇOCUK CEZAEVİNDE

CHP Milletvekili Alpay Antmen’in cezaevleri ile ilgili sorularına yanıt veren Cumhurbaşkanlığı ve Adalet Bakanlığı, Türkiye’de cezaevlerinde toplam 259.327 kişinin bulunduğunu açıkladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezince verilen yanıtta bu sayının 246.069’unun erkek, 10.245’inin ise kadın olduğu belirtildi. Yanıtta cezaevlerindeki çocuk sayısına da yer verildi. 3013 çocuğun bulunduğu belirtilen cezaevlerinde hükümlü sayısı 201.120, tutuklu sayısı da 58.207 olarak açıklandı. Adalet Bakanlığı Türkiye’deki cezaevlerinin kapasitesinin 211.766 olduğunu belirtti. Türkiye’de toplamda 385 ceza infaz kurumunun bulunduğu açıklanırken, 132 adet yeni cezaevinin yapıldığı da ifade edildi. Mahkûm ve tutuklulardan 52.000’i uyuşturucu, 44.000’i terör, 33.000’i hırsızlık, 26.000’i adam öldürme, 22.000’i yağma, 25.000’i yaralama ve yaklaşık 20.000’i de cinsel suçlardan cezaevlerinde olan kişiler olduğu kaydedildi.

ALİ ÜNAL’A 19 YIL 6 AY HAPİS CEZASI

Eski Zaman gazetesi başyazarı Ali Ünal, Uşak’ta yargılandığı FETÖ davasında 19 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

SAADET PARTİSİ MİLLETVEKİLİ HAKKINDA SORUŞTURMA

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Saadet Partisi Milletvekili Cihangir İslam hakkında soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında şu ifadeler kullanıldı: 27. Dönem Milletvekili Nazır Cihangir İslam hakkında Twitter hesabından yapmış olduğu paylaşımları nedeniyle “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama, Suçu ve suçluyu övme” suçları açısından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca re’sen soruşturma başlatılmıştır. Cihangir İslam meclis kürsüsünden “Alparslan Kuytul’u Neden İçeri Attınız?” diye seslenmiş ve meclis konuşmasıyla gündeme oturmuştu.
Mecliste Basın Açıklaması: Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’deki hukuksuzlukları ve Furkan Vakfı Davasına yönelik yanlışları eleştirdi. Karaduman, “Furkan Vakfına ve Alparslan Kuytul’a yapılan operasyonların tamamı, siyasi kaygılar sebebiyle iktidarın kendisini eleştiren herkesi terör suçu işlemekle irtibatlandırdığı bir dava neticesinde gerçekleştirilen süreçtir. Bu sürecin Saadet Partisi olarak sonuna kadar karşısında, Furkan Vakfı ve yöneticilerinin yanındayız” ifadelerine yer verdi.

REKTÖR: CUMHURBAŞKANINA İTAAT ETMEK FARZDIR

Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Taşaltın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sosyal medyada tartışmalara neden olan Taşaltın, “İslami olarak şu anda Cumhurbaşkanına itaat etmek farzı ayn’dır, karşı gelmek de harpten kaçmak manasında haramdır” dedi. “Ama yanlışları da bir şekilde dile getirmek gerekiyor” şeklinde konuştu. Taşaltın daha sonra görevinden istifa ettiğini duyurdu.

İTTİFAK KARAMBOLÜ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP ile yerel seçimdeki olası ittifaka ilişkin, “Temelini Cumhur İttifakı”nın oluşturduğu anlayışı koruyacağız, onu devam ettireceğiz” açıklamasında bulunmuştu. Ancak daha sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP’nin karşı çıktığı af teklifiyle ilgili “Vazgeçmek yok geri dönüş yok” dedi ve yerel seçimlerde hiçbir ittifak niyetlerinin artık kalmadığını söyledi. ‘Yerel seçimde ittifak yok’ diyen Bahçeli’ye ise Erdoğan’dan “Herkes kendi yoluna” cevabı geldi.

AİHM: DEMİRTAŞ’IN TUTUKLULUĞUNA SON VERİLSİN

HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın, tutukluğunun ‘özgürlük ve güvenlik hakkı’, ‘makul bir süre içinde yargılanma ya da yargılama süresince serbest bırakılma hakkı’ ve ‘serbest seçim hakkı’nı ihlal ettiğini belirterek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı başvurunun sonucu belli oldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Kasım 2016’da tutuklanan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna son verilmesine hükmetti. Karara göre Türkiye, 10 bin euro manevi tazminat ile 15 bin euro yargılama gideri ödeyecek.

Demirtaş konuyla ilgili: “İlk günden beri söylediğimiz gibi, HDP’ye yapılan operasyon, tutuklanmamız ve yargılanmamız hukuki değil, siyasi gerekçelerle yapılıyordu. Yargılandığım davalar ve isnatlar tümden çökmüştür. AYM dahil, bizim hakkımızda bu süre zarfında yasa dışı karar veren bütün mahkemelerin çok ağır ihlaller yaptığı, AİHM kararıyla kesinleşmiştir” ifadelerini kullandı.
Demirtaş’ın serbest bırakılmasını talep eden AİHM’nin kararına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan karar için: “Bizi bağlamaz. Biz karşı hamlemizi yapar, işi bitiririz” yorumunda bulunarak “Bunun adı özgürlük değil düpedüz terörperestliktir” dedi. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Nihai kararı Türk yargısı verir. Kararı bir görelim” ifadesini kullandı. Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Cihangir İslam ise, “Bu karar bizi bağlamaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AİHM’e üç kez başvurduğunu hatırlattı.

HABER | DÜNYA

SUUDİ ARABİSTAN’DAN HAİNCE BİR YASAK
Suudi Arabistan, Filistinlilerin geçici Ürdün pasaportuyla hac yapmalarını yasakladı. Bir Cezayir haber sitesi olan Algerie-Direct’in yorumuna göre ise bu karar; şayet Hacca gitmek istiyorlarsa Filistinli vatandaşların, kendi topraklarında özgürlük arayışını tamamen terk etmelerini ve İsrail yurttaşlığını kabul etmelerini zorunlu kılıyor. 600.000’i aşkın Filistinliyi etkileyecek bu karar, muhtelif Arap ve Kuzey Afrika medya organlarında Suudi Arabistan’ın, Amerika’nın isteğine uyarak İsrail’in işgalini hukuki zemine oturtup kolaylaştırmaya çalışmasına yoruldu.

TRUMP: SUUDİLERE İHTİYACIMIZ VAR

ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin Ortadoğu projesinde Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ın önemine dikkati çekerek, “Suudi Arabistan’a ihtiyacımız var” dedi. AA’nın aktardığına göre, Kaşıkçı olayının ardından şahsına yöneltilen “Suudi Arabistan’a silah satışını durdur” çağrıları hakkında Trump, bazı Kongre üyelerinin inanılmaz baskılarına rağmen Riyad yönetimine silah satışını durdurmayı düşünmediğini dile getirdi. Ayrıca Trump, Suudi Arabistan’a yapılan 115 milyar dolarlık silah satışının Amerikan halkına 500 bin yeni iş imkânı doğuracağını iddia etti.

ABD, ÇİN VE RUSYA’YA REST ÇEKTİ

Soğuk Savaş’ın son yıllarına denk gelen 1987’de ABD ile Sovyetler arasında imzalanan Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’ndan çekilme kararını duyurmuş olan ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ve Çin’e yeni nükleer tehditte bulundu. Washington’da gazetecilere, “Milletin aklı başına gelene dek, ABD, nükleer silah geliştirip cephaneliğini güçlendirmeye devam edecek. Bunu yıllar önce yapmalıydık” diye konuşan ABD Başkanı, bu sözlerini şöyle açıkladı: “Kime isterseniz ona tehdit sayın, isterseniz Çin’i, isterseniz Rusya’yı dâhil edin, bu oyunu oynamak isteyen herkes buna dâhildir. Siz bunu yapamazsınız. Bu oyunu oynayamazsınız.”

‘SOYKIRIM DEVAM EDİYOR’

Birleşmiş Milletler Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonu Başkanı Marzuki Darusman, Arakanlıların soykırım olarak tanımlanan 5 maddeden 4’üne maruz kaldığını ancak Myanmar hükümetinin Arakanlılara yönelik soykırımı inkâr etmeyi sürdürdüğünü ifade etti. Darusman, “Arakanlılara yönelik zulüm devam ediyor ve şu an bile Arakan’da kalan Rohingya toplumu en ciddi baskı ve kısıtlamalara maruz kalıyor. Son bir yılda hiçbir şey değişmedi. Soykırım devam ediyor. Myanmar, cezasız kaldığı sürece şiddet döngüsünü tekrarlayacak” dedi. BM’ye göre, 25 Ağustos 2017’den sonra Arakan’dan kaçıp Bangladeş’e sığınanların sayısı 720 bine ulaştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayımladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı. Ekim sonunda yapılan anlaşma çerçevesinde gördükleri baskı nedeniyle Bangladeş’e sığınan 5 bin Arakanlı Müslümanın, Mynamar’a iade edileceği açıklandı. Arakanlı Müslümanların gerekli güvenli ortam sağlanmadan Myanmar’a dönmeleri durumunda yeni bir etnik temizlik kampanyası başlatılabileceği endişesi dile getiriliyor. BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti ‘etnik temizlik’ ya da ‘soykırım’ olarak adlandırıyor.

PAKİSTAN’DA İHA’LARLA 14 YILDA 2714 KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ

ABD’nin Pakistan’da İnsansız Hava Araçlarıyla (İHA) yürüttüğü 409 operasyonda, Ocak 2004’ten bu yana 2714 kişi yaşamını yitirdi, 728 kişi yaralandı. India Times’ın Pakistan Ulusal Terörle Mücadele Otoritesinin raporuna dayandırarak hazırladığı habere göre, en fazla İHA operasyonu 2008-2012 yılları arasında yapıldı. Rapora göre, bu yıllar arasında düzenlenen 336 saldırıda 2282 kişi öldü, 658 kişi yaralandı. Buna göre, sadece 2010’da düzenlenen 117 İHA operasyonunda 775 kişi öldü, 193 kişi yaralandı. Kara Kuvvetleri Komutanı Rahil Şerif 2016’da, Pakistan Talibanı liderlerinden Mansur’un öldürülmesi üzerine yaptığı açıklamada, “ABD’nin Pakistan topraklarında yürüttüğü İHA faaliyetleri egemenlik alanımızın ihlali olup bir an önce durdurulmalıdır” demişti.

YEMEN DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNDE ÖLÜYOR

Yemen’de son yüzyılın en büyük açlık ve insani krizlerinden biri yaşanıyor. Birleşmiş Milletler, Yemen’de yaklaşık 14 milyon sivilin açlık nedeniyle ölüm riskiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu. 29 milyon nüfuslu ülkede 22,2 milyon sivil, insani yardım ve korumaya ihtiyaç duyuyor. Öte yandan BM kaynaklarından edinilen bilgilere göre, ülkede 18 milyon kişi gıda güvenliği sorunu yaşıyor ve bir sonraki yemeğinin nereden geleceğini bilmiyor. İç savaşın patlak verdiği 2014 sonundan önce dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan Yemen’de, son iki yılda binlerce sivil yaşamını yitirdi. Yaklaşık 3 milyon kişi ülke içinde yerinden edilirken, iç savaş ülke altyapısı, karayolu güzergâhları ve havalimanları üzerinde yıkıcı etki yaptı. BM tahminlerine göre ülkedeki çatışmalarda 16 bin sivil hayatını kaybetti. UNICEF verilerine göre, Mart 2015 ile Ağustos 2018 arasında 2503 çocuk yaşamını yitirdi, 3895’i de yaralandı. Bu çocukların 1248’i koalisyon güçlerince yapılan hava saldırılarında hayatını kaybetti. Geçen yılın aynı dönemine göre çocuk ölümlerinde yüzde 50’nin üzerinde artış gözlendi. UNICEF Yemen’de, korunulması mümkün olan hastalıklar nedeniyle her 10 dakikada 1 çocuğun hayatını kaybettiğini bildirdi. Yemen’de 2,2 milyon çocuk akut yetersiz beslenme sorunu yaşarken her yıl 5 yaş altı 30 bin çocuk hayatını kaybediyor. Temiz su eksikliği ve altyapının harap olması sonucu Nisan 2017’de patlak veren kolera salgınında 2510 kişi hayatını kaybetti. Bu sürede ülke genelinde 1,2 milyondan fazla şüpheli kolera vakası tespit edildi.

ABD’DEN FİLİSTİN KONSOLOSLUK OFİSİ KARARI

ABD Kudüs’te yer alan ve sadece Filistinlilere hizmet veren başkonsolosluğunun yerini ve adını değiştirme kararı aldı. Başkonsolosluk artık Filistin İlişkileri Birimi adıyla devam edecek. Böylece ABD, Filistinlilere münhasır diplomatik temsilcilik ofisi olmayan tek büyük devlet hâline geldi. ABD, 6 Aralık 2017’de Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan Başkan Donald Trump’ın verdiği kararla Tel Aviv’deki büyükelçiliğini uluslararası kamuoyunun tepkisine rağmen bu kente taşımıştı. Kudüs’teki büyükelçiliğinin resmi açılışını 14 Mayıs’ta yapan ABD, geçen Eylül ayında da Filistin Kurtuluş Örgütü’nün Washington’daki ofisini kapatmıştı. ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, “Bu karar, faaliyetlerimizin verimliliği ve etkinliğini artırma amaçlı küresel çabalarımızın bir parçası. ABD politikasındaki bir değişikliğe işaret etmiyor” dedi. ABD’nin kararı, Filistin yönetiminin tepkisini çekti. Filistin Başmüzakerecisi Saib Erekat, “ABD’nin kararının verimlilikle ilgisi yok. Ama İsrail’in ihlallerini ve suçlarını ödüllendirmek için Amerikan dış politikasının ve uluslararası sistemin temellerini dağıtmaya istekli bir ideolojik ABD ekibini memnun etmekle çok ilgisi var. Trump yönetimi çözümün değil, sorunun bir parçası” dedi.

İSRAİL’İN GAZZE’DE BIRAKTIĞI YIKIM

İsrail askerlerinin Hamas’a bağlı birlikler tarafından fark edilmesi üzerine çıkan çatışmada 7 Filistinli şehit olmuş, 1 İsrail askeri öldürülmüştü. Buna karşılık Filistinli direniş grupları İsrail’e roket saldırısı düzenlemiş, ardından İsrail ordusu Gazze’yi havadan vurmaya başlamıştı. İsrail’in son saldırılarında 7 Filistinli daha şehit olmuştu. İsrail’in Gazze’ye düzenlediği son hava saldırılarında ise 1252 yapı zarar gördü, bunlardan 77’si tamamen yıkıldı. Filistin Çalışma ve İskân Bakanı Yardımcısı Naci Serhan, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasara dair, “Bölgedeki yapılarda 4 milyon dolar, donanım ve ekipmanlarda 2 milyon dolar olmak üzere saldırının yol açtığı toplam hasar 6 milyon dolar. Gazze’de her yıl 14 bin yeni konutun inşa edilmesine gerek duyuluyor” dedi.

ESKİ İSRAİL BAŞBAKANI: BİZ DAHA FAZLA ÖLDÜRÜYORDUK

Eski İsrail Başbakanı ve 2007-2013 yılları arasında Savunma Bakanı olarak görev yapan siyonist Ehud Barak, “Ben savunma bakanıyken 3,5 dakikada 300’den fazla ‘Hamas üyesini’ öldürmüştük” diyerek mevcut hükümetin abluka altındaki Gazze Şeridinin kontrolünü elinde tutan Hamas’a yönelik politikasını eleştirdi. Ehud Barak’ın açıklamaları mevcut hükümete Gazze’de yeni bir saldırıya imza atılması çağrısı olarak yorumlandı.

FİLİSTİN DİRENİŞİ, İSRAİL ASKERLERİNİ TAŞIYAN OTOBÜSÜ VURDU

Filistin direnişi, Cibaliya’nın doğusunda Siyonist İsrail Rejimi askerlerini taşıyan otobüsü vurdu. Gazze’de yayın yapan ve Siyonist işgal uçaklarının saldırılarına maruz kalan Aksa Televizyonu, direniş güçlerinin hedef aldığı Siyonistlere ait otobüsün görüntülerini yayınladı. Gazze’deki Ortak Operasyon Odası yayınladığı askeri bildiride, kendilerine bağlı mücahitlerin işgal askerlerini taşıyan bir otobüsü Cibaliya’nın doğusunda Kornet tipi füzeyle hedef aldıklarını, otobüste yangın çıktığını, bir kısım askerlerin öldüğünü, bir kısmının ise yaralandığını duyurdu. Saldırıyı itiraf eden işgal güçleri kayıplarını gizleyerek, saldırıda bir kişinin hafif yaralandığını iddia etti. Siyonist işgal güçleri Gazze’ye karşı girdikleri savaşlarda kayıplarını hiçbir zaman savaş esnasında açıklamıyor. Askerlerin morali bozulmasın diye kayıplarını açıklamayan işgal ordusu, çoğu zaman haberlere sansür uyguluyor.

İSRAİLLİ GENERALDEN İTİRAF: SON SÖZ HAMAS’IN

İsrail Rejimi’nde hükümete güvenin sarsıldığını belirten İsrailli General Roni Itzik, “Hamas saldırılardan önce de sonra da hiç korkmadı.” Hamas’ın attığı füzelerden sonra da İsrail’in Hamas’a çok ağır bir darbe indiremediğini söyledi. Durumu değerlendirmeye devam eden Siyonist General “Hamas gibi küçük bir örgütün İsrail ordusu gibi donanımlı bir orduya karşı ateş açmayı sürdürmesini garipsiyorum. Hâlbuki hava müsait, hava kuvvetleri havada. Füzelere karşı savunma sistemlerimiz var, istihbaratımız muazzam. Ama bütün bunlar Hamas’ın İsrail topraklarına yönelik ard arda füze atmasına mâni olamadı. Bu Hamas’ın ordudan çok şeyler öğrendiğini ve savaş meydanında gerçek bir eğitim okulu açtığını gösteriyor… Alay konusu olan husus ise İsrail ordu sözcüsünün üzerimize füzeler yağarken Hamas’a ait noktaları ve binaları vurduğumuzu överek aktarmasıdır. Hamas saldırılardan öncesinde de sonrasında hiç korkmadı. Bu orduyu sıkıntıya soktu. Onun da Hamas okulunu öğrenmesi gerekir” dedi.

İSRAİL SAVUNMA BAKANI’NIN İSTİFASI FİLİSTİNLİLERİ SEVİNDİRDİ

Gazze’deki ateşkesin ardından çalkantılı saatler yaşayan İsrail’de, şahin kanadın en önemli ismi Avigdor Lieberman canlı yayında görevini bıraktı. 60 yaşındaki Lieberman, istifaya gerekçe olarak, ülkesinin savunma politikalarını yeterince şekillendirememesini gösterdi. İçinde olduğu hükümetin “teröre teslim olduğunu” öne sürdü. Gazzeliler ise İsrail ile Filistinli gruplar arasında ateşkesin sağlanmasının ardından İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman’ın istifasını sevinçle karşıladı. Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentinde de Liberman’ın istifasını “Gazze’nin zaferi” olarak nitelendiren bazı Filistinliler caddelerde tatlı dağıttı.

FİLİSTİN DİRENİŞİNDEN BATI ŞERİA’DA YÜZLERCE EYLEM!

İşgal güçlerinin Filistin halkına yönelik ihlallerine misilleme olarak Batı Şeria’da Ekim ayında gerçekleştirilen direniş eylemlerinde artış görüldü. Batı Şeria’da bu ay ateş açma, otomobille çarpma, bıçaklama, taş ve molotof atma, el yapımı bomba atma ve benzeri 447 eylem gerçekleştirildiği bildirildi. İslami Direniş Hareketi Hamas Batı Şeria Teşkilatı Enformasyon Dairesi’nin yayınladığı verilere göre, Ekim ayında Batı Şeria’da gerçekleştirilen eylemlerde iki İsrailli öldü ve en az 14 işgalci yaralandı.

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: Furkan Nesli

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

HEM ÖZDE HEM SÖZDE DAVET | Yılın Hedefi | Sayı92

Kıymetli okurlarımız! Bir önceki sayımızda davetçinin okuması gereken beş önemli adımı anl…