Haber-Yorum | Sayı 94

53 dakika ortalama okuma süresi
0
0

HABER | TÜRKİYE

BAŞÖRTÜLERİN ÇIKARTILDIĞI KABUL EDİLDİ

Son zamanlarda gözaltına alınan kadınların zorla başlarının açıldığı, sadece namaza çıktıklarında ve avukatlarla görüştüklerinde başörtülerini takabildikleri yönünde çıkan haberler hakkında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Evet, biz bir tedbir alıyoruz. Nezarethaneye bir kadın veya bir erkek girdiği zaman hiçbir şey tutmuyoruz. Kadın meselesi biraz daha hassas bir mesele. Kadınları ayrı bir nezarethaneye koyuyoruz. Başörtüleri konusunda bir tasarruf yapmak durumundayız. Başörtülerini alıyoruz, orada hiçbir erkek personel olmuyor. Kadın nezarethaneye girdiği andan itibaren onun başına bir bone veriyoruz. Bizim almamız gereken bir tedbir. Almayalım sonucuna hep beraber katlanalım. Bu da bu sefer bize sorulacaktır” ifadelerini kullandı. Soylu’nun bu açıklamalarına sosyal medyadan ise tepkiler yükseldi.

SEDAT PEKER’DEN SİLAHLANIN ÇAĞRISI

AKP ve MHP’ye verdiği destekle bilinen ve “organize suç örgütü lideri” sıfatıyla daha önce ceza alan Sedat Peker, İstanbul Ataşehir’de katıldığı bir mekân açılışına gelen destekçilerine Cumhur İttifakı’na destek olma ve silahlanma çağrısı yaptı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘ya beka ya bela’ dediğini belirten Peker, bu nedenle 31 Mart yerel seçimlerinde ölümüne Cumhur İttifakı’nın destekleneceğini söyledi. Silahın iyi insanların elinde bir güvence olduğunu ileri süren Peker, “Bu sebeple imkânı olanlar mutlaka ruhsatlı silahlar, av tüfekleri alsınlar, mutlaka hazırlıklı olsunlar. Biz bu vatanın fedaileriyiz, delileriyiz” dedi. Silahlanma çağrısı yapan Sedat Peker hakkında halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçlamasıyla soruşturma açıldı. Adliye’ye giden Peker’in, savcılığa “Konuşmamın arkasındayım. Suç unsuru yoktur” dediği öğrenildi. Peker, yaklaşık yarım saat süren ifade işleminin ardından adliyeden ayrıldı.

İŞSİZ SAYISI 4 MİLYONA DAYANDI

Türkiye ekonomisinde yaşanan kriz kendini en çok her ay giderek artan işsizlik verilerinde gösteriyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) resmi verilerine göre, Türkiye’de işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 706 bin kişi artarak 3 milyon 981 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 2 puanlık artış ile %12,3 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik son 6 aydaki kesintisiz yükselişini sürdürerek, son 19 ayın zirvesine çıkmış oldu. İşsizlik verilerine ilişkin en çarpıcı tablodan biri ise genç işsizliğinde ortaya çıktı. 15-24 yaş arası genç nüfusta işsizlik oranı 3 puanlık artış ile yüzde 22.3 olurken, ne eğitim gören ne de çalışan gençlerin oranı ise yüzde 24.7 ile rekor seviyeye çıktı. İstihdam edilenlerin sayısı 2018 yılı Kasım döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 201 bin kişi azalarak 28 milyon 314 bin kişi, istihdam oranı ise 0,8 puanlık azalış ile %46,5 oldu.

İHVAN’A İHANET

Mısır’da idamla yargılanan İhvan mensubu Muhammed Abdulhafiz Hüseyin, 16 Ocak akşamı Somali’den İstanbul Atatürk Havalimanı’na geldi. 17 Ocak günü sabah saatlerinde elektronik vize işlemlerini yaptığı esnada Mısır tarafından istenilen suçlular arasında olduğu tespit edildi. İhvan mensubu olduğunu ve Mısır’da hakkında idam kararı olduğunu belirten Hüseyin, siyasi sığınma talebinde bulundu ancak talebi kabul edilmedi. Yapılan işlemlerin ardından Muhammed Abdulhafiz Hüseyin, 18 Ocak’ta Mısır’a gönderilerek cunta kuvvetlerine teslim edildi. Konu hakkında konuşan Siyasi İlimler Profesörü Seyfeddin Abdulfettah, bu gibi acı verici olayların tekrarlanmaması ve Türkiye’ye olan güvenin sarsılmaması adına yetkilileri önlem almaya çağırdı. Abdulfettah, siyasi sığınma talep edenlerin ülkeye kabul edilmeseler dahi hayatlarını devam ettirebilecekleri güvenli bir ülkeye yönlendirilme hakkının sağlanmasını da talep etti. Türkiye’nin, idamla yargılanan genci Mısır’a göndermesi ise sosyal medyada çok sert tepkilere neden oldu. Binlerce sosyal medya kullanıcısı Hükümeti İhvan’a ihanet etmekle suçlayarak, ‘meydanlarda rabia işaretiyle oy kazananlar neden bu genci ölüme gönderdi?’ şeklinde veryansın etti. İstanbul Valiliği, gelen tepkiler üzerine, işlemin incelenmesi ve soruşturulması için komisyon oluşturulduğunu, olayla ilgili 8 polis memurunun görevden uzaklaştırıldığını bildirdi. Muhammed Abdulhafız Hüseyin’in, uçakta elleri arkadan kelepçeli fotoğrafını çektiği iddia edilen havalimanı temizlik işçisi Muhammed Emin Çelik ise “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasıyla tutuklandı. Fotoğrafı gördüğünde kendisini vicdanen rahatsız bulduğunu ve bu nedenle tepki amaçlı fotoğrafı paylaştığını aktaran Çelik’in cezaevine gönderilmesine ise sosyal medyada tepki yağdı. Tepkiler sonrasında temizlik görevlisi tahliye edildi.

AKP’Lİ YETKİLİLERDEN ÇOK TARTIŞILAN AÇIKLAMALAR

“Sade, Mütevazı, İsrafı Hiç Sevmeyen Bir Cumhurbaşkanımız Var”: AKP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Özhaseki, Recep Tayyip Erdoğan’ın israfı hiç sevmediğini belirterek, “Dünyadaki birçok cumhurbaşkanının çalışma ofislerini gördüm. En sade, mütevazı bir tek cumhurbaşkanlığı makamı var, o da bizim cumhurbaşkanımızın makamı” dedi. Özhaseki’nin bu açıklamaları ise sosyal medyada en çok tartışılan konular arasına girdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin yemek menüsünü hatırlatarak Erdoğan’ın külliyede çekilmiş fotoğrafları ile paylaşım yapan vatandaşlar “israfı sevmeyen hali buysa sevdiği hali düşünemiyoruz” ifadeleriyle tepkilerini gösterdi.

‘Hırsız Bizim Hırsızımız, Biz Yanında Yer Alırız’: AKP adına vatandaştan oy isteyen AKP’nin Çamlıyayla İlçe Başkanı’nın ‘Hırsız bizim hırsızımız’ sözleri büyük tepki topladı. Sosyal medyaya düşen görüntülerde Yetiş, hırsızlıkla suçlanan belediye başkan adayı için “Hırsız bizim hırsızımız. Biz yanında yer alırız, onu destekleriz” diyor.

‘Oy Vermeniz, Beraat Belgesi Olacaktır’: AKP’li vekil İsmet Yılmaz’ın, partisinin Sivas Belediye Başkan Adayı Hilmi Bilgin’e oy isterken kullandığı ifadeler tepki çekti. Yılmaz, “Hilmi Bilgin’e desteğinizi bekliyorum. İnanıyorum ki Hilmi Bey’e vereceğiniz destek yarın ruzi mahşerde (kıyamet günü), yine sizin beraat (kurtuluş) belgelerinizden biri olacağını düşünüyorum” dedi.

‘Allah Rızası İçin Geleceğinize Oy Verin’: AKP’nin İzmir Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekci, ‘Aziz millete hizmetkar olmanın Allah’ın bir lütfu olduğunu bilerek çalışıyorum. Allah rızası için oyunuzu AK Parti’ye, CHP’ye, MHP’ye, İYİ Parti’ye vermeyin. Oyunuzu kendinize verin, oyunuzu İzmir’e verin, oyunuzu çocuklarınızın, ülkenin geleceğine verin’ ifadelerini kullandı.

SEHVEN ZAM KAFALARI KARIŞTIRDI

Avrasya Tüneli’nin resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, “1 Şubat 2019 saat 00:00 itibarıyla geçerli olmak üzere Avrasya Tüneli tek yön geçiş ücretleri otomobiller için 32,10 TL, minibüsler için ise 48,10 TL olarak belirlenmiştir” denilerek geçiş ücretlerine yüzde 37.8 zam yapıldığını duyurdu. Yapılan zam ise sosyal medyada yoğun tepki aldı. Daha sonra bu zamda farklı bir durum yaşandı. Ulaştırma Bakanlığı, Avrasya Tüneli geçiş ücretlerine zam yapılmadığını, yeni ücret tablosunun Avrasya Tüneli’nin internet sitesine sehven konulduğunu duyurdu. Sehven zam açıklamasının ise sosyal medyada ironi konusu edildiği görüldü.

AKP ADAYINDAN ‘İÇKİ’ AÇILIMI

AKP tarafından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterilen Nihat Zeybekci, yaşam tarzı tartışmalarının bir yobazlık örneği olduğunu belirtti. Zeybekci, AKP iktidarı olarak yerli içki üretimini desteklediklerini ve ithal edilen içkilerde bu nedenle vergi artırımına gittiklerini söyledi. Yaşam tarzı tartışmalarıyla İzmir’e haksızlık yapıldığını belirten Zeybekci, bunları ‘gericilik’ ve ‘yobazlık’ olarak nitelendirdi. Bu ifadeleriyle dindar kesimden tepki çeken Zeybekci, bu kez de bir başka açıklamasında “Ben İzmir şarabını uluslararası marka yapmak istiyorum. Bağcılığın gelişmesi için özel enstitüler kuracağız. Unutmayın ben Denizliliyim. Orada Güney’de ve başka yerlerde binlerce dönüm şarap bağı var” ifadelerini kullandı. Kendisine yöneltilen ‘Neden İzmirlilerde içki ruhsatı almayı zorlaştıracakmışsınız algısı var?’ sorusuna “Ben bugüne kadar böyle bir soru ile karşılaşmadım. İzmir, Denizli veya geldiğim her yerde geçmişimde böyle bir şey de yok. Denizli’nin her yerinde içki de verebilen restoranlar vardır. Bunun birçoğunun ruhsatında da imzamız vardır” yanıtını verdi. Zeybekçi’nin şarap vaadleri ise sosyal medyada “İslami bir kimlikle, müslümanlardan oy alarak iktidara gelen bir partinin bu şekilde vaadlerde bulunması vahim bir durumdur” şeklinde tepkiler aldı. Zeybekci de bu tepkilere cevap niteliğinde şu ifadeleri kullandı: “İzmir’de şarap üretiminin desteklenmesi ile ilgili bu bir üründür, bir sanayidir, bir ticarettir, bu bir ekonomidir. Sonuçta ben dini kimliği, kişiliği olan bir müftü değilim. Diyanet İşleri Başkanı değilim. Beni ilgilendirmez” dedi.

TANZİM SATIŞ KRİZİ

Meyve ve sebzedeki aşırı yüksek fiyatların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararı sonrasında İstanbul ve Ankara’da bazı gıda ürünlerinin yarı yarıya ucuz satıldığı tanzim satış noktaları kuruldu. Aç olduklarını, eve ekmek götüremediklerini ifade eden vatandaşlar ise yarı fiyatıyla patates, soğan, domates vb. gıdaları alabilmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Soğuk hava şartlarına rağmen oluşan uzun kuyruklar ise sosyal medyada eleştirilere neden oldu. ‘2019’da Türkiye gibi bir tarım ülkesinde halkı patates, soğan kuyruğuna girdirmek zorunda bırakanlar, bu tablodan utanmalıdır’, ‘bugün binlerce kişi bir iki lira daha ucuz diye kuyruğa girdi ama ülkeyi yönetenlerin menüsünde ejder meyvesi; mecliste ise 550 çeşit yemek var, biz nasıl aynı gemide oluyoruz?’ diyen vatandaşlar ekonomik krize tepki gösterdi. Ayrıca Tarım Kredi Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, bu tanzim satışların iki buçuk ay kadar devam edeceğini yani seçimleri atlatana kadar süreceğini ifade etti. İlaç, gübre, tohum ve temizlik ürünlerinde de tanzim satış uygulanacağı belirtildi. Tanzim satışlarını eleştiren esnaf, “Bu kolaylıkları bana yapsınlar ben daha ucuza satarım, biz de evimize ekmek götüremiyoruz devlet bize de bir yol göstersin, iflas etmek üzereyiz. Bunlar pansuman çözüm, üreticiyi desteklesinler, bu sorunlar yaşanmaz” dedi.

Alparslan Kuytul’dan Tanzim Satışına “GITÖ” Yorumu: Bir yılı aşkın bir süredir tutuklu bulunduğu Bolu F Tipi Cezaevinden haberleri izleyen Alparslan Hoca tanzim satışları ve Cumhurbaşkanının ‘gıda terörü’ ifadesiyle ilgili ironi yaparak “Bu kadar da olmaz, yakında bir terör örgütü daha çıkabilir adı da GITÖ olabilir” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANI VE ADALET BAKANI BİR ARAYA GELDİ

Ülkemizde adaletsizliğin ve hukuksuzluğun giderek arttığının konuşulduğu son zamanlarda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleşti. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ü makamında ağırladıktan sonra ortak basın açıklaması düzenlendi. Feyzioğlu, ‘Türkiye Barolar Birliği devletimizin dimdik arkasındadır. Devletimize kendimizi siper etmeye Allah’ın izniyle devam edeceğiz. Türkiye Barolar Birliği milli bir yapıdır. Bundan rahatsız olan rahatsız olmaya devam edebilir. Terör örgütlerini kahredeceğiz. Dediğimden rahatsız olan varsa bu rahatsızlık bizim madalyamızdır’ dedi.

İKTİDAR’DAN ŞAŞIRTICI AÇIKLAMALAR

İktidar partisi yetkililerince yapılan bazı açıklamalar şaşırtmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Türkiye tüm vatandaşların hak ve özgürlüklerinin en geniş şekilde yaşayabildiği döneme bizimle girmiştir’ cümleleri son zamanların en çok konuşulanları arasına girdi. Yine Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ‘Adım Adım Ekonomi’ programı kapsamında İzmir’de yaptığı konuşmada, ‘Türkiye dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden olmuştur’ ifadeleri de tepkilere neden oldu. Diğer yandan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın ‘Keyfi olarak kimse içeriye atılmıyor’ ifadeleri “aynı ülkeden mi bahsediyoruz” yorumlarına neden olurken bu şaşkınlık verici yorumlara Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da ‘Türkiye, dünyada küresel aktör olmuştur’ cümlesiyle katıldı.

CUMHURBAŞKANI’NDAN ÇAY VE POŞET VAADİ

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yerel seçimler kapsamında İstanbul’da yaptığı konuşmada, seçmen listesindeki herkese keyif çayı ve kenevirden poşet dağıtacağını vaadetti, mitinge katılan vatandaşlar ise çay ve poşet dağıtımından duydukları sevinçlerini “seninle gurur duyuyoruz” sloganlarıyla dile getirdi. Bu diyaloğun sosyal medyada yayılmasıyla da çeşitli eleştirilerin ardı arkası kesilmedi. “Koskoca ülkenin cumhurbaşkanı çay ve poşet vaadinde de bulunur mu, daha kötüsü halk buna sevinir mi, buna benzer bir görüntü dünyanın hangi ülkesinde var?” şeklinde tepkiler alan konuşma sosyal medya gündemini uzun süre meşgul etti.

ENFLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıklamasına göre Ocak 2019’da tüketici fiyatları bir önceki aya göre yüzde 1.06, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 1.06, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20.35 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 17.16 arttı. Aylık en yüksek artış yüzde 6.43 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda oldu. Çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 3.62, sağlıkta yüzde 3.56, eğlence ve kültürde yüzde 3.18 ve lokanta ve otellerde yüzde 1.07 artış gerçekleşti. Ocak 2019’da endeksteki 418 maddeden; 21 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 267 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 130 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.

TÜRKİYE’NİN 3 YILLIK UTANÇ TABLOSU

Müslüman bir kimlikle başa gelen, yeri geldikçe İslami söylemlerle propaganda yapan iktidarın, toplumu ve bilhassa da gençleri suç işlemekten alıkoyamadığı istatistiklerle de ortaya çıkıyor. Kadınları Koruma ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen toplantıda konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ‘yol verdin’ ya da ‘vermedin’, ‘kırmızı ışıkta niye durdun?’ ya da ‘niye yavaşladın?’ diye çıkan kavgalarda yaklaşık 100 kişinin pompalı tüfekle, bıçakla ya da levye ile öldürüldüğünü söyledi. Kadın cinayetlerinin yüzde 85’ini kocalar, sevgililer, eski eşler ya da ayrılmak istedikleri sevgililerin işlediğini ifade eden Feyzioğlu, “1 Ocak 2016- 31 Aralık 2018 arasında, 3 yılda 1184 kadın bu sebeple öldürülmüş durumda. 2 yılda kadın cinayetlerindeki artış ise, yüzde 30,6” dedi. Gelinen bu vahim nokta İslami yaşantıdan her geçen gün uzaklaşan nesillerin yetişmesiyle toplumsal huzurun yok olmaya devam ettiğini gösteriyor.

HABER | DÜNYA

KANA DOYMAYAN AMERİKAN DEMOKRASİSİ

Mısır’da 2013 yılında binlerce kişiyi öldürerek, halk tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye darbe yapan general Sisi 6 yılda ülkesini kan gölüne çevirdi. Darbe günlerinde meydanlardaki 5 bin kişiyi gözünü kırpmadan katlettiren Sisi, darbeden sonra da muhaliflere yönelik tam bir insan avı başlattı. İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü’nün raporlarına göre 2013’ten bu yana 165 kişi idam edildi. İdamlar özellikle son haftalarda daha da hızlandı. Zalim Sisi yönetimi bir haftada 15 genci daha asarak idam etti. Böylece darbe yönetimi 6 yılda 180 kişiyi idam ederek katletti. İnsan Hakları Örgütlerine göre, Sisi rejiminin idam kararı aldığı insan sayısı 2532.

ABD, GAZZE VE BATI ŞERİA’YA TÜM YARDIMLARI KESTİ

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’nın (USAID) Batı Şeria ve Gazze’ye yönelik bütün yardımlarını durdurduğu açıklandı. USAID’den yapılan açıklamada da “Ajans şu anda Trump yönetiminin Filistin’e yardım konusunda aldığı son kararlar nedeniyle Batı Şeria ve Gazze’deki Filistinlilere ulaşamıyor” ifadesine yer verilmişti. ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri yaptıkları açıklamada, Batı Şeria, Gazze ve Ürdün’de yaşayan Filistinlilere yapılan tüm yardımın durdurulduğu onaylanırken kararın, Filistin yönetiminin isteği üzerine alındığı belirtildi. Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Genel Sekreteri ve Filistin Baş müzakerecisi Saib Ureykat, Filistin Başbakanı Rami el-Hamdallah’ın, ABD Kongresi’nin geçen yıl sonunda kabul ettiği Terörle Mücadele Yasası kapsamında, Filistin aleyhine dava açılmasına engel olmak amacıyla ABD Dışişleri Bakanlığına güvenlik alanında yapılan yardımların kesilmesi talebinde bulunan bir yazı gönderdiğini açıklamıştı. Yeni ABD yasasının, bu ülkeden finansal destek alan tüm hükümetlerin, söz konusu yasaya tabi olmasını öngördüğünü ifade eden Ureykat, “Mahkeme karşısına çıkmamıza sebep olacak parayı istemiyoruz” ifadesini kullanarak yardımların kesileceğini kaydetmişti.

OKULDA NAMAZ YASAĞINA TEPKİ

Cezayir Eğitim Bakanı Nuriye bin Gabrit’in okullarda namaz kılınmasının cezalandırılmasına ilişkin açıklaması ülkede tartışmalara yol açtı. Bin Gabrit, Burc Buariric ilindeki ziyareti sırasında gazetecilerin, Fransa’nın başkenti Paris’teki Uluslararası Cezayir Okulu’nda bir öğrencinin kurum içinde namaz kıldığı gerekçesiyle cezalandırılması olayına ilişkin yöneltilen soruyu, “Öğrenciler, okullara eğitim için gidiyor, başka bir şey için değil. Bu uygulamanın (namaz) yeri okul değil, evdir” diye cevapladı. Bu açıklamadan birkaç gün önce Eş-Şuruk gazetesinin haberine göre, Bin Gabrit düzenlenen bir toplantıda Milli Eğitim Müdürlerine okullardaki ibadethanelerin kapatılması ve bu bölümlerin, eğitim kurumlarındaki sınıflara dönüştürülmesi talimatını verdi. Cezayirli Müslüman Alimler Derneği, Bakan Bin Gabrit’in açıklamalarını kınayarak, sosyal paylaşım sitesindeki hesabından bu açıklama karşıtı kampanya başlattı. Dernek Başkanı Abdurrazık Kasum, El-Basair gazetesinde konuya ilişkin kaleme aldığı makalede, bu uygulamanın, Siyonist hapishanelerinde, faşist rejimlerde bile yapılmadığına işaret ederek, bu durumun Cezayirli anne-babalar ile Fransa’daki Cezayirlilerin kendi devletlerine karşı bir tutum alabileceğine dikkat çekti. Eğitim Bakanı Nuriye bin Gabrit, daha önce de dini derslere ait olanlar dışında okul kitaplarının girişinde yer alan besmelenin kaldırılması kararını öne sürmüştü.

ABD, MEKSİKA SINIRINA YİNE ASKER GÖNDERİYOR

Orta Amerika’dan yola çıkan ve Meksika üzerinden ABD’ye girmeye çalışan göçmen krizi devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda sınıra daha fazla asker gönderileceğini açıkladı. Bölgede konuşlu 2300 Amerikan askerine ek olarak 3500 askerin daha sevk edileceği belirtildi. Ek sevkiyatla sınırdaki asker sayısı 5800’e ulaşacak. Trump, “Ülkemizi büyük kervanlarla yasa dışı işgal girişimlerini durdurmak için güney sınırına daha fazla asker sevk ediliyor. Daha önceki kervanları durdurduk, bunları da durduracağız. Sınıra inşa edeceğimiz duvarla bu, çok daha kolay ve ucuz olacak” ifadelerini kullandı. ABD’nin Meksika sınırına duvar örmek, Trump’ın 2016 başkanlık seçimi kampanyasının ana vaatlerindendi.

VENEZUELLA KRİZİ

IMF verilerine göre daha önce ihracat gelirinin yüzde 96’sını petrolün oluşturduğu Venezuela’nın ekonomisi 2013-2017 yıllarında yüzde 30 küçüldü. Enflasyon yüzde 86 bini aştı, asgari ücret aylık 5 milyon bolivar. Asgari ücretle yaşayan bir Venezuellalı maaşının tamamıyla kara borsada ancak bir ekmek alabiliyor. Venezuela’da en az 60 mahallede düzenlenen eylemlerin ardından muhalefet sosyalist lider Maduro’nun devrilmesi amacıyla kitlesel bir yürüyüş düzenledi. ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence Maduro yönetimine karşı çıkan Venezuellalılara desteğini açıklamış, Maduro’yu “Meşruiyeti olmayan bir diktatör” olarak nitelemiş, “Maduro gitmeli” diye yazmıştı. Muhalefet lideri Juan Guaido seçim yapılana kadar kendisini ülkenin geçici Cumhurbaşkanı ilan etti. Trump yönetimi Guaido’yu tanıdığını açıkladı. Trump’ın ardından onlarca ülke de muhalefet lideri Guaido’yu geçici devlet başkanı olarak tanıdığını duyurdu. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Venezuella ordusunun yüksek rütbelilerine seslenerek, kendini devlet başkanı ilan eden muhalif lider Juan Guaido ve taraftarlarını desteklemeleri çağrısı yaptı. Venezuela’da Maduro döneminde çok sayıda muhalif aktivist sokak gösterileriyle Maduro’yu devirmeyi amaçladıkları gerekçesi ile 2014-2017 yıllar arasında cezaevine konulmuştu. 2017’deki gösterilerde polisle göstericiler arasında yaşanan çatışmalarda 25 kişi hayatını kaybetmişti. Milyonlarca Venezuellalı son yıllarda ekonomik krizin derinleşmesi sebebiyle ülkelerini terk etmek zorunda kaldı. Öte yandan ABD ve bazı bölge ülkelerinin, Venezuella’ya yönelik askeri tehditlerinin, ülkesinin petrol, maden ve diğer zenginliklerini kontrol etme isteğinden kaynaklandığını anlatan Maduro, şu ifadelerde bulundu: “Eğer Venezuella patates ya da muz üretseydi, emperyalist kasırganın içinde olmazdı. Şunu kabul edelim ki bir ABD imparatorluğu var ve gözlerini Venezuella halkının zenginliklerine dikmiş durumda.” Trump’ın Venezuella’ya asker gönderme olasılığını dışlamadığı sözleri sorulan Maduro, ABD müdahalesine çok sert tepki vereceklerini belirterek “Müdahale olması halinde, ABD, askeri ve insani bakımdan telafi edilemez kayıplar yaşayacak” dedi. Venezuella’da devam eden krize siyasi çözüm bulma konusundaki destek önerilerinin güvenilirliğinin sarsılmaması için BM, hiçbir grubun yanında yer almayacağını söyledi. Recep Tayyip Erdoğan’ın ise Venezuella’da yaşanan ABD destekli darbe girişimiyle ilgili olarak Devlet Başkanı Maduro’yu telefonla arayarak “Dik dur kardeşim, arkandayız” dediği öğrenildi.

TÜRKİYE’Yİ İKİYE BÖLEN HARİTA

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Twitter hesabı üzerinden Venezuella’da “geçici devlet başkanı” ilan edilen Juan Guaido’yu tanıyan ülkeler mavi ile renklendirilmiş bir dünya haritası paylaştı. Paylaşımda “Guaido’yu geçici devlet başkanı olarak tanıyarak Venezuella halkını destekleyen Avusturya, Belçika, Hırvatistan, Çekya, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, İzlanda, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Makedonya, Hollanda, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve Birleşik Krallık’ı takdir ediyoruz” notu yazıldı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun sosyal medya hesabı aracılığıyla yapmış olduğu paylaşımda büyük bir skandala da imza atıldı. Pompeo’nun paylaşımında yer alan dünya haritasında Türkiye’nin ikiye ayrılmış şekilde resmedildiği görüldü. Pompeo’nun Türkiye’nin resmi sınırlarını bölünmüş bir şekilde gösteren Dışişleri Bakanlığı haritasına ilişkin skandal paylaşımı için ABD’den henüz bir açıklama gelmezken, harita sosyal medyada büyük tepki topladı.

‘PARASI DIŞINDA BİR ŞEYİ OLMAYAN SUUDİ ARABİSTAN’I BİZ KORUYORUZ’

ABD Başkanı Donald Trump gerçekleştirdiği kabine toplantısında Suudi Arabistan’a yönelik aşağılamalarına devam etti. Ülkesinin savunma harcamalarına çok fazla para ayırdığını belirten Başkan Trump, “Şu anda savunma için harcadığımız para 5 milyar dolar. Örnek olarak Güney Kore’yi verebiliriz. Güney Kore bize yılda 5 milyar dolara mal oluyor ancak bunun karşılığında biz onlardan 500 milyon dolar alıyoruz. Bundan daha iyisini yapmalıyız. Bu yüzden Güney Kore bize 500 milyon dolar daha ödemeyi kabul etti ve yıllar geçtikçe daha fazlasını ödeyecekler” dedi. Güney Kore’nin ardından Suudi Arabistan örneğini veren ABD Başkanı Trump, “Aynı şey Suudi Arabistan için de geçerli. Biz Suudi Arabistan’ı koruyoruz ve onların para dışında bir şeyleri yok” sözlerine yer verdi. Başkan Trump daha önce yaptığı açıklamalarında Suudi Arabistan’ı çok defa hedef almıştı. Yaptığı açıklamalarında Trump, “Bak Kral, seni biz koruyoruz. Biz olmazsak iki hafta bile iktidarda kalamazsın. İşte bu yüzden bedelini ödeyeceksin” ifadelerine yer vermişti.

DÜNYADA HER 5 ÇOCUKTAN 1’İ AŞIRI YOKSUL

ILO ve UNICEF tarafından yayımlanan “Çocuklar için evrensel düzeyde sosyal korumaya doğru” başlıklı raporda, dünyada her 5 çocuktan 1’inin aşırı yoksulluk içinde ve günlük 1,90 doların altında yaşadığı belirtildi. Sayıları 689 milyonu bulan dünya genelindeki çocukların yarısının ise “orta” yoksulluk içinde ve günlük 3,10 doların altında yaşadığı kaydedildi. Rapora göre, çocukların yoksulluk içinde yaşama oranı, yetişkinlere kıyasla neredeyse iki kat fazla. Günlük 1,90 dolar gelir seviyesinin altında hayatını idame ettiren çocukların yarısının Afrika’da ve üçte birinin Güney Asya’da yaşadığı bildirildi.

26 KİŞİNİN SERVETİ, DÜNYA NÜFUSUNUN YARISININ SERVETİNE DENK

İngiltere’de bulunan yardım kuruluşu Oxfam’ın hazırladığı rapor, dünyadaki gelir adaletsizliğinin ne kadar ciddi boyutta olduğunu ortaya koydu. Rapora göre en zengin 26 kişinin serveti dünya üzerindeki 3.8 milyar insanın servetine denk düşüyor. Dünyanın en zengin 26 kişisinin toplam serveti, dünya nüfusundaki yoksulların yarısının toplam gelirine eşit. Milyarderlerin toplam serveti geçtiğimiz yıl 900 milyar dolara yükselirken 3.4 milyar insan günde ortalama 5.50 dolardan daha az miktar kazanarak yaşam mücadelesi veriyor. Dünyanın en zengin milyarderlerinin sahip oldukları servet göz önüne alındığında ise Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, 108.7 milyar dolarlık servetinin sadece yüzde 1’ini harcayarak Etiyopya’nın sağlık bütçesini karşılayabilecek güçte.

CENEVRE’DE SKANDAL LAİKLİK YASASI KABUL EDİLDİ

İsviçre’nin Cenevre kantonunda, Müslümanların ve bazı partilerin şiddetle karşı çıktığı ve yapılan referandumda yüzde 55 ile kabul edilen laiklik yasası ile Müslüman kadınların resmî kurumlarda başörtüsüyle çalışması yasaklandı. Dini sembollerin resmi kurum ve kuruluşlarda yasaklanmasını içeren yasanın, Cenevre’deki sol partiler ve sivil toplum kuruluşlarınca aslında Müslümanları ve başörtülü kadınları hedef aldığı belirtiliyordu. Yaklaşık 500 bin nüfuslu Cenevre’nin yüzde 6’sını Müslümanlar oluşturuyor.

  • Haber-Yorum | Sayı 92

    TÜRKİYE MAVİ MARMARA DAVASI DÜŞTÜ          &n…
  • Haber-Yorum | Sayı 91

    HABER | TÜRKİYE DİYANET’TEN HAC VE UMREYE ZAM Bütçesini 7,7 milyar liradan 10,5 milyar lir…
  • Haber-Yorum | 88

    TÜRKİYE HABERLERİ ADNAN OKTAR’A OPERASYON 11 Temmuz 2018 tarihinde Adnan Oktar ve grubuna …
  • Haber-Yorum | Sayı 87

    TÜRKİYE HABERLERİ SEÇİM SONUÇLARI VE SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ Yüksek Seçim Kurulu 24 HaziranR…
  • Haber-Yorum | Sayı 86

    TÜRKİYE HABERLERİ İTTİFAKLAR SEÇİMİ 24 Haziran Cumhurbaşkanı ve milletvekili genel seçim…
  • Haber – Yorum | Sayı 85

    TÜRKİYE ERDOĞAN: LAİKLİĞİN TEMİNATIYIZ Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyi…
Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Furkan Nesli
Kategoriden Daha Fazla: 28 Şubat Devam Ediyor (Sayı 94)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

انهيارُ الأُمَّةِ وأسبابُ الانهيار – الجزء الرابع | Sayı 95

الحمدُ للهِ الذي أرانا في كتابِه العزيزِ طريقَ الهدايةِ وعلّمنا القوانينَ التي نُؤسّسُ بها…