Anasayfa Anasayfa Bizi Duyan Var Mı? -2 | Sayı 100

Bizi Duyan Var Mı? -2 | Sayı 100

14 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Ülkemizde özellikle dönüm noktaları olarak nitelendirebileceğimiz olaylarda her kesime adaletli yaklaşımın sağlanmaması ve yargının bağımlı olarak işlemesi sonucunda rakamı milyonlara varan birçok kişi ve kurum mağduriyet yaşıyor. Mağdurların yaşadıkları sıkıntıları kendi duygu ve ifadeleriyle sizlere aktarıyor, yaşanılan bunca mağduriyetin bir an evvel son bulmasını diliyoruz…

                SIKINTILARDAN DOLAYI 29 KİLOYA DÜŞTÜM

                Ben Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile mesleğimden uzaklaştırıldım. Daha önce çok sevdi­ğim sınıf öğretmenliğinden ayrılmak zorunda kaldım. Yaşadığım böbrek naklinden dolayı malulen emeklilik için başvurmuştum ama KHK’dan dolayı ihraç olmam sebebiyle emekliliğim olmadı. Bu ara­da yaşadığım sıkıntılardan dolayı sağlık problemlerim arttı. Böbreğe bağlı olarak iki kere kalp ameli­yatı oldum. Birinde açık kalp ameliyatı diğerinde kapalı ameliyat oldum. Kulağımı kaybettim. Şu anda eşim üç yıldır cezaevinde. Bu üç yılın içinde 13 yaşındaki oğlum sıkıntıdan dolayı rahatsızlandı. Ba­ğırsaklarından problem yaşadı. 4 ay yoğun bakımdan sonra oğlumuzu kaybettik. Eşimi cenazeye ge­tirdiklerinde elleri kelepçeliydi, hiç açmadılar. Yavrum babasını görmeden gitti. Sıkıntılara daha fazla dayanamadığım için 29 kiloya düştüm. Şu anda hastanede hastalık problemlerimle uğraşmaktayım. Bir an evvel eşimin gelip 14 yaşındaki kızımla ilgilenmesini, benimle ilgilenmesini istiyorum.1

                SORGUSUZ SUALSİZ TEK KİŞİLİK HÜCREYE KONULDUM

                58 yaşındayım. İzmir’de öğretmenlik yaparken önce görevimden ihraç edildim. Akabinde tutuk­lanıp Çorum Kapalı Cezaevi’ne konuldum. 2 yılı aşkındır buradayım… Bir yıl normal koğuşlarda kal­dıktan sonra 28 Şubat 2018 tarihinde herhangi bir suç-ceza-nedensiz-niçinsiz-sorgusuz-sualsiz tek kişilik hücreye konuldum.

                29.11.2017 tarihinde Çankırı Ağır Ceza Mahkemesi Çorum Cezaevi yönetimine, şahsımla ilgili olarak orada herhangi bir terör faaliyeti, reklamı, eylemi, propagandası yapıp yapmadığımın tespit edilip bildirilmesi talebine karşılık Cezaevi Yönetimi Kurum Müdürü imzalı cevabi yazıda, şahsımla ilgili yapılan tüm tetkik, inceleme ve araştırmalar neticesinde, bahis konusu kişinin herhangi bir eylemine, rastlanmamıştır diyerek 24.01.2018 tarihinde cevap veriliyor. Bu cevaptan tam bir ay sonra hücreye konuluyorum.

                Kaldığımız şartlarda adına hücre denmese de hücre şartları uygulanmaktadır. 24 saatte sadece 1 saat havalandırmaya çıkıyorum. O da görüş saatinde avukat, doktor vb. çakışmalar durumunda o günkü havalandırmaya çıkma hakkımız yanmaktadır. Hiçbir sosyal faaliyete defalarca başvurmamıza rağmen katılamıyorum. Halı sahaya çıkma imkanı da aynı durumdadır. Haftada bir gün de olsa halı sahaya çıkma ortamı sağlanmadı. Hücrede mutfak bölümü olmadığı için yemek, bulaşık, temizlik iş­leri tuvaletteki el yıkama lavabosundan karşılanıyor. Kapalı alan fobim var, bunalıyor, sıkılıyor, kendi­me zarar vermekten endişe ediyorum. Cezaevine gelmeden önce kronik sağlık sorunlarım var olup periyodik olarak doktor kontrolünde muayene ve tedavilerim devam etmekte idi. Buraya getirildik­ten sonra hastalıklarım ve kullandığım ilaçlarım 1 iken 4’e çıkmıştır. Cezaevinin genel yoğunluğundan ötürü zorunlu da olsa kurum doktoruna çıkılamamakta, hele hastaneye sevk aylar geçtiği halde ger­çekleşmemektedir. Bundan dolayı her gün kötüye gitmekteyim.

                28 Mart 2019 günü çok ciddi şekilde mide rahatsızlığı, spazmı geçirdim. 6 gün boyunca kurum doktor muayene talebime ancak 6 gün sonra cevap verildi. Nefes alamaz, hareket edemez, ayakta duramaz hale geldim. Kurum doktorumuz 2 Nisan’da durumumu görünce hemen ‘bu hastaya burada yapılacak bir şey yok’ deyip ambulans çağrılmasını, Çorum Devlet Hastanesi acil servisine kaldırılma­mı talep etti ve gerçekleştirdi. O gün ambulans ile acil servise kaldırıldım hem acilde hem intaniye servisindeki doktorların, ‘niçin bu kadar geciktin, şimdiye kadar neredeydin, bu perişan hale gelin­ceye kadar neden bekledin’ sorularına muhatap oldum. Cezaevi şartlarının yoğunluğundan dolayı yaşadıklarım bunlardır.

                58 yaşındaki 12 yıl 6 ay hücre cezasına çarptırılan ve dosyası Yargıtay’da bulunan, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Muzaffer Cengiz bir yıl kaldığı Çorum Cezaevi 3 No’lu hücresinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Özcengiz’in, ölümünden 4 gün önce Çorum İnfaz Hakimliği’ne yazdığı dilekçesi, adım adım nasıl ölüme gönderildiğini kanıtlıyor.2

                AİLEM BENİ VE EŞİMİ İHBAR ETMİŞLERDİ

                Eşim Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmendi. 15 Temmuz 2016 sonrası başlatılan ihraçlardan biz de nasibimizi aldık. İhraç ettikleri yetmedi herkesin kapısına bir terörist gibi gelip tutuklamaları başlat­tılar. Eşimin ve benim birçok tanıdığımız tutuklandı. Manisa’da aylarca başka adreste kaldık. Eşim de ben de Manisalı olduğumuz için tanıdıklardan dolayı dışarı çıkamaz olduk. Memleketimiz bize adeta üstü açık hapishane oldu. Kızımda psikolojik problemler arttı. Büyük oğlum yalnız başına kaldı. Hukuk fakültesine girmek için çalışıyordu. Yaşananlar onu da haliyle etkileyince istediği bölüme az bir puan farkıyla giremedi. Sonra da girsem ne olacak gelecek adına endişeliyim deyip yurtdışına gitme kararı aldı. Nihayetinde dünyanın öbür ucuna Kosta Rika’ya gitti.

                Bunca yaşadıklarımız iyice psikolojimizi bozdu. Her geçen gün bayılma nöbetlerim arttı. Doktora gittik epilepsi teşhisi koydular. Eşim yurtdışına çıkalım dedi ama rahatsızlıklarımdan dolayı göze ala­madım. Tam olmasa da bir düzen kurmuştuk bir arada yaşıyorduk. Fakat ailem beni ve eşimi ihbar etmişlerdi. İzmir’e geldik yine ailem peşimizi bırakmadı. Benim için emniyete kayıp ilanı vermişler yollarda GBT olunca veya hastaneye gidince yakalanmam için bu yolu bulmuşlar. Hastaneye de gi­demez oldum. Manisa’da alınmak nasip olmamıştı. Ama İzmir’de alınmak varmış kaderimizde. Sabah vakti polisleri kapımızda görünce fenalaştım. Beni ve eşimi gözaltına alacaklarını söylediler. Küçük bebeğim olmasına rağmen hakkımda hiçbir dosya olmamasına rağmen çocuklarımı komşuya bırakıp emniyete gittik. Sabah vakti beni serbest bıraktılar. Ne diyeyim ne söyleyeyim bilemiyorum… Rab­bimden dileğim en yakın zamanda aydınlık günlerini getirsin ülkemize.3

  1. haksozhaber.net/khkli-fatma-gormezin-drami-ve-adaleti-ikame-etme-sorumlulugu-116498h.htm
  2. magduriyetler2.blogspot.com/2019/05/hucrede-hayatn-kaybeden-muzaffer.html
  3. magduriyetler2.blogspot.com/2019/03/ailem-ihbar-edip-kayp-ilan-vermis.html
Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Yönetici
Kategoriden Daha Fazla: Anasayfa

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

Tanıtım | Sayı 100

FURKAN NESLİ DERGİSİ HAKKIN GÜR SESİ Sadece Bir Tık Uzakta: www.furkannesli.net 2011-Mayıs…