Anasayfa Bölümler Güncel LEGAL GÖRÜNÜMLÜ İLLEGAL FAALİYETLERDEN KASIT NEDİR? | Sayı 44

LEGAL GÖRÜNÜMLÜ İLLEGAL FAALİYETLERDEN KASIT NEDİR? | Sayı 44

14 dakika ortalama okuma süresi
0
0

Alparslan KUYTUL Hocaefendi’nin MGK toplantısı ile ilgili soruya verdiği cevabın özeti:

30 Ekim’de yapılan ve on buçuk saat sürdüğü için tarihin en uzun MGK toplantısı olarak tarihe geçen MGK’da: “Legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten paralel yapılanmalar ve illegal oluşumlar ile yürütülen mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanmıştır.” şeklinde bir karar alınıyor. Bu öyle yuvarlak bir ifade ki isteyen polis, isteyen savcı, isteyen hâkim, istediğini içeri atar, istediği vakfı da kapatır. “Legal görünümlü ama illegal faaliyetiniz var” der mi der, ucu açık bir söz. Bu şekilde bir karar alındı ve buna göre bundan sonra bütün vakıflara, derneklere, konferanslara, faaliyetlere isterlerse engel olurlar.

Böyle bir karar o kırmızı kitaba geçmemeliydi. Birtakım derin güçler Hükümeti kızdırdıkça kızdırdılar, bu kızgınlıkla herkesten ve tüm cemaatlerden şüphelenir bir hale getirdiler ve bu kararı hükümete verdirttiler. Namaz kılanların eliyle, namaz kılanlar engellenmeye çalışılıyor. Hükümet bunun farkında olmalı. Bu tuzağa düşmemeli.

Sabah Gazetesi’nde İstihbarat kaynaklı haberler yapan Abdurrahman Şimşek, katıldığı TV programında açık konuştu. Şimşek MGK’da alınan karar gereği ‘artık devlet içinde hiçbir cemaate yer olmadığını’ belirtti. Ortak bir karar alındı diyen Şimşek, ‘Bundan sonra ne Süleymancı ne Nakşibendî ne Menzil ne de İsmailağa, İskenderpaşa… Bütün cemaatlerle devlet etkin şekilde mücadele edecek’ dedi.

Eğer biz bununla “devlet içindeki yapılanmaları kastediyoruz” diyorlarsa her cemaatten bazı kimseler var devlet dairesinde memur olan, doktor olan, avukat olan, öğretmen olan. Siz böyle olan her cemaate “devlet içerisinde paralel bir devlet meydana getiriyor” derseniz, o zaman İslam düşmanı bir polis, bir hâkim ya da bir istihbaratçı istediğini yapar ve zaten şu anda da böyle yapılmaya başlandı. Spor salonlarının verilmeme sebebini açıklarlar mı lütfen? Soruyoruz AKP Genel Başkan Yardımcısının haberi yok! Bir sebep mi var? Bir sebep yok! Hatta bir milletvekili: “Sizi emniyete sordum, Emniyet: ‘Furkan Vakfıyla ilgili bir sorun yok’ dediler.” demişti. O zaman spor salonları neden verilmiyor? İşte bu mantıktan dolayı verilmiyor.

Faruk Köse de 4 Kasım tarihli yazısında bunu açıklıyor: “İşte buraya yazıyorum. Bugün için pek çok kişinin hoşuna gidiyor olsa da 30 Ekim 2014 tarihli MGK kararlarında gündeme gelen “devlete paralel yapılanmalar” tanımlaması, yakın gelecekte “İslami duyarlılıkları yüksek kişi ve kesimler”in başına bela olacaktır.” Böyle bir tanımlama yapamazsınız. “Devlete paralel yapılanmalar” derseniz adamlar istediği kimseleri bu sınıfa sokarlar. Mesela; bir cemaatten bir doktor, bir öğretmen… devlette çalışıyordur, derler ki bunlar paralel yapılanıyor. Kötü niyetli bir hâkim, bir polis bunu istediği gibi kullanır. Cemaatinizi seven talebelerin kaldığı bir ev var “Onlar sizin talebeleriniz, illegal faaliyetler yapıyorsunuz” derler, istediğini söylerler yani… Diyelim ki Kurban Bayramı’nda deri topladınız, “siz misiniz deri toplayan? Legal görünüm altında illegal faaliyet yapıyorsunuz!” derler.

Faruk Köse’nin de ifade ettiği gibi: “İllegal yapılanmanın “somut veriler”i neler olacak? Alternatif ya da rakip bir oluşum, gücü/iktidarı bir şekilde eline alan bir yapılanma tarafından veya başka mercilerce illegal ilan edilerek, “keyfi” bir şekilde, “hukuk dışı yöntemler”le veya “hukuk kılıfı geçirilmiş adaletsiz yaklaşımlar”la illegal ilan edilirse ne olacak? Böyle “müphem, yoruma açık ve keyfiliğe müsait bir tanımlama” nasıl MGK kararı olarak alınır ve hadi alındı, Hükümet bunu nasıl sahiplenebilir? MGK’da “değişen tehdit tanımlaması”na uygun karar alınıp “paralel yapılanmalarla mücadele”nin bu kapsamda değerlendirilmesinde ittifak edilmesi, “İslami hareketler/çalışmalar” için karanlık bir geleceğe işaret etmiyor mu?” Bazı kimseler: “Efendim hükümet mecbur kaldı, 2004 yılında da buna benzer bir karar alınmıştı ama Hükümet kararı uygulamadı.” derlerse derim ki: Belki 2004’te uygulamadı ama bugün uygulamaya başladığını görüyoruz. Yani değişen tehdit tekrar irtica oldu, tekrar başa döndük. 1940’lara, 1990’lara döndük)

Faruk Köse: “Gelinen noktada, “İslami haklarımız”ı birer birer alıyoruz zannındayken, birdenbire karşımıza “İslami cemaatlerin hedef tahtasına konması” çıkıveriyor. Peki, bunu nasıl makul ve sükûnetle karşılayacağız?

Başka bir endişe konusu şöyle: Bir süredir iktidarları sarsılan “eski derin statüko” yeniden mi ipleri eline geçirdi? Laik-Kemalist kadrolar yeniden mi eski güçlerine kavuşuyor, eski konumlarına yerleşiyor? Toplumun umutlandığı “İslami toplum ve yaşam biçimi” hayalde mi kaldı? Dindar nesil ne olacak; cemaatler olmadığında, Laik-Kemalist devlet mi dindar nesil yetiştirecek? “Laik-Kemalist Devlet sistemi”ni koruma adına “İslami yapılar”ı illegal sayıp “tehdit” ilan edebilecek bir kapı niçin ve nasıl açılabilir? Hem de eski “derin statüko”nun iktidarını sarsan bir Hükümet’in eliyle…”

Gördüğüm kadarıyla eski kadrolar tekrar iş başına getirildi. Hükümetin kendi kadroları olmayınca eski istihbaratçıları getiriyor. Hükümet ne yaptığının farkında mı? Sen yağmurdan kaçarken doluya tutuluyorsun. Paralel dediklerin sana darbe yapacaklar diye korkuyordun. Onları saf dışı etmek için diğerlerine (ergenekonculara) razı oluyorsun öyle mi? Onların darbe yapmayacağını nerden biliyorsun? İşte bak! Cemaatlere darbe vurmaya başlıyorlar. Sana bindiğin dalı kestiriyorlar, cemaatlerle ilişkini bozacaklar, ortada kalacaksın, sonra seni de bitirecekler.

AKP’nin samimi yöneticileri! Eski şarapçıların, eski aşırı solcuların tekrar iş başına gelmesine karşı çıkmalısınız. Siz bunun için mi yola çıkmıştınız? Böyle olacağını biliyor muydunuz? Aslında çoğunun haberi yok! AK Parti genel başkan yardımcısı: “Spor salonlarının size verilmesi kolay, ben bakana telefon açayım” diyor. Bakana telefon açıyor, hiçbir şey değişmiyor. Böyle bir karar alınıyor ve AKP Genel Başkan Yardımcısının haberi yok! Kimler aldı bu kararı? Başbakanın, Cumhurbaşkanı’nın haberi var mı bilmiyorum ama Genel Başkan Yardımcısının haberi yok!

Ben ister dört-beş bin kişinin olduğu spor salonlarında konferans yapayım, ister iki bin kişinin olduğu düğün salonlarında konferans yapayım. Zaten bir sürü insan internetten izliyor. Mesele o değil, mesele bu engellemenin devamı gelecek ve bütün cemaatlere sıçrayacak. Bütün cemaatler buna tepki göstermek zorundadır. Bizim bu mücadelemiz yalnız bize faydalı değil, tüm cemaatlere hatta AKP’ye bile faydalıdır. Yoksa tarihe böyle geçecekler.

Daha Fazla
Yazardan Daha Fazla: Alparslan Kuytul Hocaefendi
Kategoriden Daha Fazla: Güncel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz atmak ister misiniz?

The Declıne Of Our Ummah And Its Reasons – 7 | Sayı 98

All praise be to Allah, Who exalted the human by making him His caliph and guiding him to …