Alıntı

Kur’an’dan Mesajlar

Paylaş:

 

“Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme...”1

Aman Allah’ım, ne güzel bir dua!

Allah’a yakın olmanın tadını alan, O’ndan uzak kalmanın yalnızlığından korkar!

O halde, yakın olmanın tadından mahrum olmamanız için Allah’tan isteyin!

Nice insan vardır ki yaklaşmış, sonra düşmüştür!

Nice insan vardır ki Allah’a yönelmiş sonra geri dönmüştür!

Onlar, sebat etmenin kendi ellerinde olduğunu zannetmişlerdi. Allah da onları kapısından uzaklaştırmıştır.

İtaatkâr kimse, Allah’a itaati terk etmekten, isyankâr kimsenin günahtan korktuğundan daha fazla korkar!

 

“Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım...”2

Hangisiyle daha mutlu olacağını bilemezsin… Sebeple mi yoksa sonuçla mı?

Sebep: Beni anın.

Sonuç: Sizi anayım.

Allah-u Teâlâ’ya üstün gelinerek isyan edilmez, ancak saygı gösterilerek itaat edilir!

İtaatte en güzel şey budur: Allah’ın sana ikramda bulunduğunu bilmek!

Allah, senin kalbine bakar. Kalbini güzel tut ki sana kendisini zikretmeyi ilham etsin!

Ne büyük bir terfi… Ne büyük bir onur!

Sonra sonucu hisset: “Ben de sizi anayım.”

Sahneyi kalbinle düşün. Sen dilinle O’nu zikrediyor, parmaklarınla O’nu tesbih ediyorsun.

Göklerin ve yeryüzünün, tüm varlıkların sahibi olan Allah da seni anıyor!

Sana, herhangi bir devlet başkanı ya da hükümdarın senden bahsettiği söylense, sevinirsin.

Belki de o gece uyuyamazsın!

Peki, ya her şeyin sahibi olan Allah seni anarsa acaba nasıl olur?

 

“Çünkü iyilikler kötülükleri giderir...”3

Basit bir denklem:

Eğer günahtan kurtulamıyorsan,

Onu ibadet ve itaat ile kuşat!

Sana helâl olmayana baktıysan, abdest al ve namaz kıl!

Gıybet ettiysen, sadaka ver!

Şeytan seni bir kere yendiğinde,

Ona karşılık verebileceğin binlerce ibadet vardır!

Günahkârların iç çekişleri, itaatkârların duasından Allah’a daha hoş gelir.

Şeytan, ibadet ve itaatte bulunanı ümitsizliğe düşürebilir.

Günahkâra gelince o hâlâ savaş alanındadır.

İsyanla bozguna uğrar, nefsini ibadete zorlar.

Günahla ayağı sürçer, ibadetle ayağa kalkar!

Kalbin kırk halde günah işlediğin

Ve utanarak Allah’a döndüğün sürece,

Emin ol ki hayır üzeresin!

 

“Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık...”4

Musa Aleyhisselam geldi, ağlaması Firavun’un sarayında yankılandı.

Herkes ona acıdı ancak Allah, süt annelerini ona haram kıldı.

Allah, ona daha merhametli davrandı.

Annesine geri döndürdü!

Eğer her mahrumiyette Allah’ın rahmetini,

Her engelde hikmetini anlarsak,

Yol bize daha kolay gelir!

 

“İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır.”5

Allah’a ibadet ettiğin her yer, senin için şahitlik edecektir!

Allah’a isyan ettiğin her yer de senin aleyhine şahitlik edecektir!

Şahitlerini arttır!

Gittiğin her yerde bir secden olsun, ziyaret ettiğin her şehirde bir sadakan olsun, her gittiğin köyün mescidinde bir süre yalnız kal!

Bu yerler sadece toprak ve çakıl taşları değil, o, kâinatın en âdil mahkemesi olan Allah’ın mahkemesinde baş tanıktır!

 

“…Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın...”6

Ne kadar uzun süreceğini düşünsen de dünya hayatı kısadır!

Nuh Aleyhisselam’a, “Niçin kendine kamıştan bir ev yaptın?” diye sorulduğunda: “Bu, bir yolcunun evidir” demiş.

Bin yıldan fazla yaşamış olmasına rağmen dünya hayatını kısa görüyordu.

Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: “Dünyadan bana ne! Benim dünya ile beraberliğim, bir ağacın altında gölgelenip sonra giden bir yolcu gibidir!”

Gözünde ne kadar büyürse büyüsün, dünya hayatı küçüktür!

Allah katında bir sineğin kanadı kadar değerli olsaydı, ondan kâfire bir yudum su dahi vermezdi!

Kalacağını sansan da dünya hayatı geçicidir!

Halife Mansur, Rebi’ye: “Ölüm olmasaydı hayat ne güzel olurdu” deyince Rebi:

“Dünya, ancak ölümle güzel olur” dedi. Mansur ona: “Nasıl?!” diye sorunca:

“Eğer ölüm olmasaydı, hilafet sana ulaşmazdı!” dedi.

1.        Al-i İmran, 8

2.        Bakara, 152

3.        Hud, 114

4.        Kasas, 12

5.        Zilzal, 4

6.        Lokman, 33

·       Edhem Şarkavi'nin Kur'an'dan Mesajlar kitabından alıntıdır.